”Şehitlerimizin Hikâyesi, Milletimizin Gücü”

Güne böyle bir haberle başlamak… Vatanın dört bir yanında, özellikle de İskenderun’da görev başındayken, hastanede yüksek ateşin pençesinde hayata veda eden iki kahraman evladımızın haberini almak, milletimizin yüreğini derinden yaraladı…

”Şehitlerimizin Hikâyesi, Milletimizin Gücü”
Yayınlanma: Güncelleme: 179 views

Güne böyle bir haberle başlamak… Vatanın dört bir yanında, özellikle de İskenderun’da görev başındayken, hastanede yüksek ateşin pençesinde hayata veda eden iki kahraman evladımızın haberini almak, milletimizin yüreğini derinden yaraladı. İkmal Er Semih Erdoğan ve Muhafız Er Hayrullah Halit Karaman hürmetle anılıyor. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.

Bu topraklarda yangın yerine dönmüş bir coğrafyaya milletçe umut ve direnç yürüten nesiller yetiştiren o kahramanlar, yalnızca cephede değil, en beklenmedik anlarda, en sıradan koşullar altında bile vatan savunmasının sancaktan geçirilmiş bir sarsılmaz tılsımıdır. Kaybımız sadece bir babanın evladı, bir annenin evladı değil; milletin her bireyinin evladı…

Şehit olmanın anlamı, yalnızca ölmek değildir. Onların ölümüyla yanan bir meşale vardır: Şehadet meşalesi. O meşale vatan için her zaman yanmalı, sönmemeli ve asla gölgesinde hoşnutlukla uyunmamalıdır. Her bir çığlıkta “neden ölmek zorunda kaldı?” değil, “onların yolundan nasıl yürüyebiliriz?” diye sorabilmeli, haykırabilmeliyiz.

Bu süreçte, milletçe sorumluluğumuz daha da büyüktür:

  • Sorumluluk, her daim ülkenin birlik ve beraberliğini korumak,

  • Sorumluluk, vatandaşlığın bir ayrıcalık değil, fedakârlık olduğunu unutmadan yaşamak,

  • Sorumluluk, dualarımızda onları yaşatmak, miras bıraktıkları vatan aşkını yaşatmaktır.

Bizler; sabah ezanıyla uyanan, akşam ezanıyla sessizliğe saklanan, bayrağını göklerde dalgalandıran bir milletin evlatlarıyız. Bu bayrak taşınırken güneşten değil, şehitlerin canından besleniyor. Her bir doku, her bir sınır bizim için kutsaldır; çünkü orada bir şehit bekliyor. Bir kahraman, bedenini siper etmiş ve hakkıyla vatan ölmüş olabilecek her türlü kötülüğe karşı dimdik durmuştur.

O neslin bize en büyük mirası budur: Şehitlik kutsallığıdır, fedakarlıktır, vefadır, özellikle de vatanadır. Biz ise bu mirasa layık olabilmenin mücadelesini sürdürürüz. Ve unutulmamalıdır ki şehitler hiçbir zaman gidip gitmez; onlar bu ülkenin kalbinde, ruhunda ve geleceğinde yaşamaya devam eder.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.