GENÇ DÜŞÜNMEK, GENÇ YAŞAMAK…

Gençlik, sadece nüfus cüzdanındaki yaşla ölçülen bir dönem değildir. Gençlik; hayata bakış açısında, hayalleri diri tutmada, merakını ve öğrenme isteğini kaybetmemekte saklıdır. Çünkü yıllar ilerledikçe beden yorulsa da, insanın içindeki..

GENÇ DÜŞÜNMEK, GENÇ YAŞAMAK…
Yayınlanma: Güncelleme: 114 views

Gençlik, sadece nüfus cüzdanındaki yaşla ölçülen bir dönem değildir. Gençlik; hayata bakış açısında, hayalleri diri tutmada, merakını ve öğrenme isteğini kaybetmemekte saklıdır. Çünkü yıllar ilerledikçe beden yorulsa da, insanın içindeki genç ruhu yaşatabilmesi onun yaşam enerjisini diri tutar.

Bugün çevremize baktığımızda, otuz yaşında yaşlanmış, ellisinde hayata küsmüş, altmışında ise sanki dünyadan kopmuş gibi yaşayan birçok insan görürüz. Oysa bunun sebebi yaş değil, düşünce biçimidir. Genç düşünen insan, hangi yaşta olursa olsun yeni fikirlere açıktır. Değişimden korkmaz, öğrenmekten kaçmaz, hayatı merakla izler.

Genç yaşamak ise her anı değerli bilmekle başlar. Gereksiz dertleri büyütmemek, küçük şeylerden mutlu olmayı bilmek, sağlığına ve enerjisine sahip çıkmak… En önemlisi de umut etmeyi bırakmamaktır. Çünkü umut, insanın kalbini genç tutan en büyük ilaçtır.

Bir şairin dediği gibi; “Gençlik bir ateştir, ruhunda taşıyabiliyorsan ömür boyu senindir.” İşte mesele, bu ateşi kaybetmemekte. Yaş kaç olursa olsun, hayata ilk günkü heyecanla bakabilmekte.

Unutmayalım; takvim yaprakları yaşımızı büyütse de, zihnimizde ve kalbimizde taşıdığımız gençlik, bizi her zaman diri, dinç ve mutlu kılar. Yeter ki genç düşünelim, genç yaşayalım.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.