16 Temmuz 2025 sabah saatlerinde Hatay’ın İskenderun ilçesine bağlı Aşkarbeyli Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir taş ocağında gerçekleştirilen dinamit patlatması, mahalle halkında büyük bir paniğe neden oldu. Patlama sonucunda büyük bir gürültüyle birlikte havaya savrulan taş parçaları, hem çevredeki tarlalara hem de mahalledeki evlerin yakınına kadar ulaştı. Olay anı vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedilirken, görüntülerde dinamitin etkisiyle oluşan duman bulutları ve yüksek patlama sesi net şekilde duyuluyor. Patlamanın ardından mahallede adeta taş yağmuru yaşandı.
Bölgede yaşayan vatandaşlar, taş ocağının yerleşim alanına olan yakınlığından dolayı tedirgin olduklarını ifade etti. Bazı evlerin camlarının patlama nedeniyle çatladığı, bahçelere ve araçlara irili ufaklı taş parçalarının düştüğü belirtildi. Olayın hemen ardından bölgeye gelen jandarma ekipleri, herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmaması için çevredeki vatandaşları uyardı ve bölgeden uzaklaştırdı. Ancak yaşananlar, mahalle halkının korku ve öfke içinde kalmasına engel olamadı. Vatandaşlar, her patlamada evlerinin sallandığını ve çocuklarının psikolojik olarak etkilendiğini belirterek yetkililere sert tepki gösterdi.
Aşkarbeyli Mahallesi’nde yaşayan birçok kişi, taş ocağının bulunduğu alanın yerleşim yerine sadece 50-60 metre uzaklıkta olduğunu vurgulayarak, bu kadar yakın bir noktada yapılan dinamitli patlatmaların halk sağlığı ve güvenliği açısından büyük tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Bazı vatandaşlar, yaşadıkları sıkıntıyı “Depremden kurtulduk ama taş ocağında öleceğiz” sözleriyle özetledi. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin bu sarsıntılardan olumsuz etkilendiği ve sürekli stres altında yaşadıkları aktarıldı.
Bu olayın ardından CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara da sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı. Kara, söz konusu taş ocağının ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecinden muaf tutulduğunu ve bu nedenle denetimsiz şekilde faaliyet gösterdiğini iddia ederek, yetkili kurumlara çağrıda bulundu. Milletvekili Kara, yerleşim alanlarına bu kadar yakın mesafede, halkın yaşam alanlarını doğrudan etkileyen sanayi faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan uzmanlar da taş ocağı patlatmalarının hem yapısal hasar oluşturabileceğini hem de toz, gürültü ve titreşim gibi etkilerle halk sağlığını tehdit ettiğini belirtiyor. Yerel çevre örgütleri, İskenderun’daki taş ocağına yönelik daha önce de birçok kez şikâyette bulunduklarını ancak herhangi bir önlem alınmadığını söylüyor. Bu olayla birlikte hem hukuki sürecin hem de idari denetimlerin hızlandırılması talep ediliyor.
Mahalle halkı yetkililerden, taş ocağı faaliyetlerinin durdurulmasını, bölgede yeni patlamaların önlenmesini ve yaşanan olayların sorumlularının cezalandırılmasını istiyor. Aksi takdirde, böylesi kontrolsüz patlatmaların daha büyük felaketlere yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Bu tür olaylar, sanayi faaliyetlerinin yaşam alanlarına bu denli yakın olmasının ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. İskenderun halkı ise artık sadece seslerini değil, yaşam haklarını da duyurmak istiyor.